AK Partili Zengin: "Teklifi 366 milletvekilimizin imzasıyla sunacağız"

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, "Biraz sonra hep beraber sayın Meclis Başkanımıza getirerek anayasa değişikliği teklifimizi vermiş olacağız. Teklifi 366 milletvekilimizin imzasıyla sunacağız." dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin başörtüsü ile ilgili anayasa teklifine ilişkin açıklama yaptı.

Zengin'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

"AK Parti, MHP ve BBP'nin imzasıyla Meclis'e sunacağız. Biraz sonra hep beraber sayın Meclis Başkanımıza getirerek anayasa değişikliği teklifimizi vermiş olacağız. Teklifi 366 milletvekilimizin imzasıyla sunacağız.

Aslında oldukça uzun bir süreçten bahsediyoruz. Bunun en önemli sebebi, ne zaman başörtüsüyle ilgili bir şey anlatmaya çalışsak en çok duyduğumuz ifade 'yine mi başörtüsü' İnsani boyutunu çok az konuştuğumuzu bir kez daha görme imkanımız oldu.

Bu yasaklar 60'ta başladı, 1986 yılına geldiğimizde o zaman darbenin başındaki kişi Kenan Evren, bu yasaklara konsantre oldu. Bu yasaklar başladıktan sonra; kendim de ilk mücadeleye girdiğimde kendim de başörtülü değildim. Biz bugün Türkiye'de bu noktaya gelmişsek; başı açık kadınların desteğiyle, kadın erkek genç bizimle aynı fikirde olsun olmasın o insanların mücadelesiyle bugünlere geldik.

Rahmetli Özal, bu problemi çözmek için uğraştı. Önce yönetmelik değişikliği yaptı. YÖK Kanunu'nda değişiklik yaptı. Bunlar Anayasa Mahkemesi'ne götürüldü. 'Yorumlu ret' şeklinde bir karar uyduruldu. Bu şeyler, bu ızdıraplar o kadar büyüdü ki, bununla beraber AK Parti'nin kurulmasında yaşanan bu ızdırabın büyük bir imzası vardır. AK Parti'nin siyasi tezlerini anlatacak olursak, en büyük tez budur. Bizim hamurumuzda var. Mücadelemiz sonradan değil.

Vesayetin etkisi uzun zamandır devam etti. 2008 yılında o zamanda AK Parti ve MHP bir araya gelerek anayasa değişikliği yaptı. Biz seçim kazanmak için bir araya gelen iki parti değiliz. 2008 yılında biz bir araya gelerek bir anayasa değişikliği yaptık.

Bu anayasa teklifi referanduma gitme ihtiyacı duymadan TBMM'den geçti. Vesayet odakları daha dinamikti, hemen eylemler başladı. Bir araya gelerek eylemler yaptılar. Anayasa Mahkemesi'ne gittiler iptal davası açtılar. Türkiye'de 2013'ten itibaren bu yasaklar fiilen hafiflemiştir. Biz kendi aramızda çok uzun yıllar tartıştık. Bir düzenleme yapmaya ihtiyacımız yok aslında. Başı açık kadın açıklar için böyle bir şey yokken, başı kapalı kadınlar için neden olsun.

Hep şikayet ettikleri Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olmasaydı, milletimizin önüne gidip yüzde 50+1 oy almak zaruriyeti olmasaydı böyle bir şey yapmayı düşünürler miydi sizce? Ben kendi vicdanımda cevabını veriyorum. Sadece kendi mahallelerinde siyaset yapmak yetmiyor. Tereciye tere satıyorlar.

Başörtüsü meselesi, AK Parti'nin varlığının en önemli unsuru. Bizim buna yaklaşamımız siyasi olamaz. Sayın Cumhurbaşkanımız, partisinin kapatılmasını göze olarak bunu yaptı. Siyasi bir rant için değil.

Kendi aramızda uzun yıllar tartışmışızdır. AK Parti dışında parti geldiğinde bir düzenleme yapma ihtiyacımız var mı? Başı açık olan kadınlar için böyle bir şey yokken, kapalılar için niye olsun. Bunun ayrıca yazılmasına gerek yoktur. Peki biz neden bir anayasa değişikliğine ihtiyaç duyduk. Kılıçdaroğlu, bir kanun teklifi sundu.

Hep şikayet ettikleri Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olmasaydı milletimizin önüne gidip böyle bir şey yapmaı düşünürler miydi? Çünkü sadede kendi mahallelerinde siyaset yapmak yeterli gelmiyor. 

Bu konu AK Parti'nin siyasi olarak varlığını teşkil eden en önemli unsur. Bizim bakış açımız CHP'nin gibi siyasi rant için değil. Milletin değerleriyle devletin değerleri buluştuğu için 20 yıldır iktidardayız. 

Esas olan hak ve hürriyetlerin kanunla verilmesi değildir. Eğer bugün olduğu gibi bir hürriyet bir hukuk kuralı tarafından teminat altına alınmak isteniyorsa bu ancak anayasayla olabilir. Tersinin olması hukukun işleyişine aykırıdır. Tüm dünyada da bu işler böyle yapılmaktadır.

Başı açık ya da kapalı olmak anayasanın da üstünde bir haktır. Eğer bunu teminat altına alacaksak anayasayla olur. Kanunla teminat altına alınan kanunla değişir. 

Şu an şu mevcut halinden de geriye getirilmesini öneriyorsunuz. Siz bir kanun teklifi verdiğinizde, kanunla alınıp verilebilen bir hak durumuna düşürüyorsunuz. Kanunla verip kanunla alıyorsunuz.

CHP'nin kanun teklifine, hayır diyoruz, içeriğine hayır diyoruz. Şu an Türkiye'de hiçbir konuda yasak yok. Hiçbir yerde bir sorun yokken sizce neden CHP böyle bir teklif verdi. Sözlerimiz itibar görmüyor, sizin yazılı bir şeye ihtiyacınız var, diyerek yapılmıştır. Biz onlara bir imkan veriyoruz. İşte kalıcı bir teminat. İmza veren vekiller adına diyorum ki geliniz bu Anayasa değişikliğine destek veriniz. Bu TBMM'de çözülmelidir, referanduma gitme ihtiyacı duymadan."

 

 

Hibya Haber Ajansı