Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti  il başkanları toplantısının ardından açıklama yaptı

Burada üzerinde durmamız gereken asıl konu, medya ve özellikle sosyal medya mecralarının nasıl olup da böyle bir kokuşmuşluğun aracı haline dönüştükleridir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

  • Türkiye salgın dönemini başarıyla geçiren bir ülke olarak dünyada takdirle izlenmektedir.
  • Temizlik, maske, mesafe kurallarına daha sıkı riayet ederek inşallah başarımızı taçlandıracağız.
  • Bu açık başarıya rahmen Avrupa başta olmak üzere kim ülkelerin Türkiye'ye yönelik kısıtlayıcı politikalar izlemesi sağlık değil siyasi sebepledir.
  • Bugüne kadar ülkemizin önüne çıkartılmış her engeli nasıl adım adım açtıysak bunların da üstesinden geleceğiz .
  • Normalleşme takvimi ile birlikte salgın sürecinde ara verilen tüm ticari faaliyetler kademeli olarak başladı. Üretimi ve istihdamı desteklemek için devletimizin imkanlarını sonuna kadar kullanıyoruz.
  • Her ne kadar içeride ve dışarıda birileri kötümserlik havası estirsede biz ülkemize güveniyoruz ve hedeflerimize ulaşacağımıza inanıyoruz.
  • Haziran ayı ile ilgili ilk veriler, bu doğrultuda ümit verici gelişmelere işaret ediyor. Temmuz ayı ile birlikte çok daha büyük bir sıçrama içine gireceğimizden şüphe duymuyoruz.
  • Yıl sonuna ulaştığımızda Avrupa başta olmak üzere tüm dünyada kayıp olarak görülen 2020'yi inşallah bir kez daha herkesi şaşırtan bir büyüme oranıyla kapatacağız.
  • Salgın döneminde dahi adeta açılıştan açılışa koşmamız, ülkemizin potansiyeli ifadesidir.
  • Şu anda önümüzde yılın tamamına yayılan yoğun bir açılış takvimi var. Bu açılışların bir kısmını bizzat yerine giderek, bir kısmını telekonferansla iştirak ederek gerçekleştireceğiz.
  • Cuma günü Konya Ovası sulamasının, cumartesi günü Kartal Devlet Hastanesi ile Gelir İdaresi Başkanlığı Ataşehir hizmet binasının, pazar günü yapımı tamamlanan hidroelektrik santrallerinin açılışını yapıyoruz.
  • Polemik değil, eser siyaseti, yalan değil hizmet siyaseti, hak ve hakikat siyaseti yaparak yolumuza devam edeceğiz.
  • Sınırlarımız içinde ve dışında, ülkemizin güvenliğini sağlamaya yönelik operasyonları salgın döneminde de kesintisiz sürdürdük. Bölücü terör örgütüne tarihinin en büyük darbelerini vurduk. Şehit edilen hiçbir vatandaşımızın ve güvenlik görevlimizin kanını yerde bırakmadık.
  • Ülkemize yönelik saldırılar için neredeyse 40 yıldır süs olarak kullanılan bölgeleri birer birer teröristlerden temizliyoruz.
  • Libya'nın meşru hükümetinin, ülkenin birliği, bütünlüğü geleceği için yürüttüğü mücadeleyi destekliyoruz. Lafa geldiğinde demokrasi, insan haklarını, hukuku kimseye bırakmayan kimi devletlerin darbecilere kol kanat gelmesini ise ibretle takip ediyoruz.
  • Türkiye, Libya halkını darbecilerin insafına bırakmayacak, uluslararası meşruiyet sınırları içinde hareket etmeyi sürdürecektir.
  • Biz medeniyetimizden ve tarihimizden aldığımız ilhamla, kendimiz ve dostlarımız için doğru olanları yapmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
  • Aldığımız her kararda, attığımız her adımda, yaptığımız her icraatta 83 milyon vatandaşımızın sorumluluğunu omuzlarımızda hissediyoruz.
  • Hep söylediğim gibi AK Parti özellikle partimizin kaderi Türkiye'nin kaderi ile bütünleşmiştir.
  • Her zaafımız, her kaybımız, her eksiğimiz, her hatamız sadece partimize değil Türkiye'ye zarar veriyor.
  • Dünyadaki tüm mazlumlar ve mağdurlar için Türkiye demek, güven, huzur, adalet, refah ve umudun adı demektir.
  • Seçimler, siyasi partilerin adeta karne günleridir.
  • Gönül seferberliği anlayışıyla bu çalışmaları yürütüyor, ülkemizin dört bir yanında vatandaşlarımıza son 18 yılda yaptığımız hizmetleri anlatırken, partimize yeni üyeler de kazandırıyoruz.
  • Bazı konular var ki inanın bana üzerinde konuşmak bile insanın kalbini acıtıyor.
  • Dünyaya gözlerini henüz açmış bir bebek üzerinden, daha yeni doğmuş bir bebek üzerinden ailesine ve onların temsil ettiğini düşündükleri değerlere saldıran bu alçakların peşini bırakmayacağız. Hukuk önünde bu esfel-i safilinlerin her birinden işledikleri suçun hesabını elbette soracağız.
  • Niçin YouTube, niçin Twitter gibi sosyal medyalara karşı olduğumuzun ne demek olduğunu anlıyor musunuz?
  • Burada üzerinde durmamız gereken asıl konu, medya ve özellikle sosyal medya mecralarının nasıl olup da böyle bir kokuşmuşluğun aracı haline dönüştükleridir.
  • Bu mecraların bir düzene sokulması bir an önce biz bunların biz Parlementomuza getirip, Parlamentomuzan bu tür sosyal medya mecralarının tamamen kaldırılmasını kontrol edilmesini istiyoruz
  • İnternet ve sosyal medya mecralarının ülkemizde bir an önce hukuki ve Mali muhataplık tesis etmeleri için ne gerekiyorsa yapmakta kararlıyız ,


Hibya Haber Ajansı