Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri Töreni’nde konuştu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri Töreni’nde konuştu.

Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle:

"Kültür ve Turizm Bakanlığı 2022 Özel Ödülleri’nin ülkemiz, milletimiz, kültür ve sanat camiamız için hayırlı olmasını diliyorum. 1979 yılından beri verilen bu ödüller sayesinde ülkemizin kültür sanat iklimine kartı sunan kurum, kuruluş ve sanatçıalrımıza şükran borcumuzu bir nebze de olsa ödeme imkanı buluyoruz.

Asıl mesele ehli hünerin kıymetini hayatta iken bilmektir. Hem Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülleri hem bakanlığımızın özel ödülleriyle tam olarak bunu yapmanın gayreti içindeyiz. Bu ödüller gençlerimizi teşvik etme yanında sahip olduğumuz kıymetlerin ülkemizde ve dünyada tanınmaları noktasında da önemlidir. Takdir ve taltif edilen her halisane çalışma yenilerin önünü açmaktadır. Yapılan değerlendirmeler çerçevesinde ödüle layık görülen ve alanlarında büyük boşluğu dolduran ilk kuruluşlarımızdan biri Gökyay Vakfı Satranç Müzesi'dir. Bu müze toplumumuzda önemli yeri olan satranca sahip çekiyor. Müzemiz gençlerimiz arasında satrancın tanıtımına ve yayılmasına katkı sağlıyor. Satrancın sanatsal, kültürel ve tarihi yönlerini 7'den 70'e milletimizle paylaşan satranç müzesini ülkemize kazandıranlarını tebrik ediyorum.

Ödüle layık görülen ikinci müessese Kenan Yavuz Etnografya Müzesi'dir. Bayburt'un kültürünü en güzel şekilde yansıtan özgün bir projedir. Köyden kente göç meselesini gözlerimizin önüne seren müzemiz geçmişten günümüze bir köprü de kurmaktadır. Kenan Yavuz kardeşimizin doğup büyüdüğü topraklara vefasını gösteren bu güzel müzemizin diğer girişimcilerimize örnek olmasını temenni ediyorum. Emeği olan herkesi tebrik ediyorum.

Selçuklu'dan itibaren Ailik teşkilatı milletimizin birlik, beraberlik ve kardeşliğin teminatıdır. Ahi'nin eli, kapısı, sofrası açık, gözü, beli ve dili kapalı olmalı diyen Ahi Evran'ın düsturu bizlere rehberlik etmeyi sürdürüyor. Hırs, tamah, haksız rekabet, vahşi kapitalizmin ekonomik hayatı esir aldığı günümüzde Ahilik kültürü çok daha iyi anlaşılıyor. Ahi Kültürünü Araştırma ve Eğitim Vakfımız 39 yıldır Ahilik geleneğimizi ihya etmeye, günümüze taşımaya çalışıyor. Kültür hazinemizi geliştiren, vakfımızı da yürekten tebrik ediyorum.

Kültür ve Turizm Bakanlığı 2022 Özel Ödülleri'ni takdim edeceğimiz her üç kurumumuza ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Bu kültür varlıklarımıza sahip çıktıkları için ayrıca teşekkür ediyorum. Kültür ve sanat milletleri ayakta tutan taşıyıcı sütunların başında gelir. Savunmada, ekonomide, askeriyede, diplomaside ve diğer alanlarda elde edilen kazanımların kalıcılığı da kültür ve sanata bağlıdır. Kültür ve sanat hayatı yeterince gelişmemiş toplumlar askeri ve ekonomik bakımından ileride olsa bile adeta bir saman alevi gibi sönüp gitmişlerdir.

Bileklerinin gücüyle bir dönem milyonlarca kilometre kareye hükmetmiş komutanları bugün kimse hatırlamıyor. Nice imparatorluk, devlet ve krallığın yerinde bugün yeller esiyor. İnsanlığın ortak hazinesine katkı vermiş, kültür, ilim, sanatta çığır açmış, özgüveni ve benlik bilinci yüksek toplumlar halen dimdik ayaktadır. Onca sıkıntıya, işgale, ekonomik ve sosyal buhranlara rağmen bu milletler varlıklarını devam etmektedir. Türk milleti olarak asırlardır ayakta kalabilmemizin sebebi işte bu kültürel derinliğimizdir.

Yaklaşık bin yıllık köklü birikime sahibiz. Afrika'nın kuzeyinden Orta Asya'ya, Avrupa'dan Ortadoğu'nun en ücra köşesine kadar kültürel mirasımız uzanıyor. Hatay'dan Mardin'e, İstanbul'dan Diyarbakır'a asırlardır farklı kültür ve inançlara ev sahipliği yapmış hoşgörü timsali şehirlerimiz bulunuyor. Muhteşem tarih, kültür ve medeniyet mirası üzerinde oturuyoruz. Bu kadim birikimi koruduğumuz sürece Allah'ın izniyle bizi kimse yolumuzdan alıkoyamaz.

Bizi biz yapan bu vasıflarımızı kaybedersek askeri gücümüz, ekonomik başarılarımız tek başına maruz kalacak felaketi önleyemez. Hükümet olarak bu hakikatler ışığında son 20 yıldır çok önemli adımlar attık. Bu topraklarda neşet eden, bize ait olan ne varsa hepsine, ülkemizin kültür ve sanat hayatına değer katan her esere sahip çıkıyoruz. Sanat ve sanatçılarımız arasında ayrım yapmadan güzeli, kaliteyi ve başarıyı desteklemenin çabası içerisindeyiz.

Özellikle uzun yıllar boyunca kültür sanat camiamızı esir alan Türkiye'nin zengin kültür iklimini tek tipleştiren mahalle baskısını reddediyoruz. Kültür, sanat ve fikir dünyamızın ideolojik dayanışma üzerine kurulu mahalle baskısından kurtuldukça daha da çeşitlenip, özgürleştiğini görüyoruz. Sadece sinema, dizi sektörümüzün yurt içi ve yurt dışında sergilediği başarılara bakmak bile mahalle baskısını ülkemizi nasıl bir çoraklığa mahkum ettiğini açıkça ortaya koyuyor.

İnşallah ülke ve millet olarak çok daha büyük başarılara imza atacağımıza inanıyoruz. Geleneksel ya da modern diye ayırmadan tüm sanatçılarımıza destek vererek teşvik ediyoruz. Geniş bir yelpazede projeler hayata geçiriyoruz. İstanbul'a kazandırdığımız Atatürk Kültür Merkezimiz, Ankara'da Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası binamız, sergi salonumuz, 80 yeni kültür merkezimiz velhasıl sayısız eser ve hizmetimizle sanata, sanatçıya, kültürümüzün ihyası, korunması ve geliştirilmesine verdiğimiz ehemmiyeti gösterdik.

İstanbulumuzun tarihinde müstesna yeri olan Rami Kışlası'nı kütüphaneye ve kültür merkezine dönüştürerek hizmete açtık. Toplamda 110 bin metrekareyi bulan görünümüyle muhteşem bir eser olarak gençlerimizin ve tüm kitapseverlerin istifadesine sunduk. Böylece cumhuriyetimizin 100. yılını 100 yeni kütüphaneyle karşılama hedefimize bir adım daha yaklaşmış olduk. İnşallah yıl boyunca düzenlenecek etkinlik ve programlarla Anadolu'nu manevi mimarlarından Mevlana hazretlerini hep birlikte yâd edeceğiz.

Mevlana yılının hepimize örselenen değerlerimizi tekrar hatırlatacağına inanıyorum. Tüm kurumlarımızdan Mevlana yılının hakkıyla idrak edilmesi için gereken her türlü çabayı göstermesini temenni ediyorum."

Hibya Haber Ajansı