Fintech’lerin önünü açacak regülasyonlara ihtiyaç var

Günümüzde hem bankalar hem de fintech’ler müşteri deneyimini geliştirmek ve finansal hizmetlere erişimi artırmak için çeşitli inovatif yatırımlar yapıyor ve sektör ihtiyaçlarına çözüm sunuyor.

Günümüzde hem bankalar hem de fintech’ler müşteri deneyimini geliştirmek ve finansal hizmetlere erişimi artırmak için çeşitli inovatif yatırımlar yapıyor ve sektör ihtiyaçlarına çözüm sunuyor. Türkiye’de özellikle bankalar, dünyadaki birçok ülkeye göre daha gelişmiş bir teknoloji altyapısına sahipken fintech’lerin rekabet gücü ise bazı alanlarda sınırlamalarla karşı karşıya kalıyor. Finansal işlemlerde risklerin en alt seviyeye indirilebilmesi amacıyla uygulanan regülasyonların yanı sıra bankalarla işbirliğine gidilmesine yönelik de fintech’lerin uyması gereken birçok mevzuat bulunuyor. Finansal İnovasyon ve Teknoloji Derneği FINTR’nin gerçekleştirdiği webinar’da Türkiye’deki fintech’lerin hukuki açıdan karşılaştıkları zorluklar ve yeni nesil teknolojilerin sektöre getireceği değişiklikler uzmanlar tarafından tartışıldı. FINTR Regülasyon Çalışma Grubu Başkanı ve Solak&Partners Yönetici Avukatı Elçin Karatay’ın moderatörlüğünde düzenlenen toplantıda BTCTurk Baş Hukuk Müşaviri Ayça Aktolga Öztürk, Yapı Kredi Bankası Hukuk Müşaviri Emre Çotuksöken ve QNB Finansbank Tüketici Ürünleri Birim Hukuk Müşaviri Yusuf Küçük panelistler arasında yer aldı. Toplantıda; regülasyonların ve mevcut mevzuatın fintech’lerin gelişimini nasıl etkilediği, finansal boyutları, yapay zeka gibi yeni nesil teknolojilerin çalışmalarının sektöre etkileri ve bütün bu konular dahilinde fintech sektörünün hukuksal çerçeveden geleceği tartışıldı.

 

“Yaratıcı yıkım teknolojileri ülkemizdeki fintech’lere yeni oyun sahaları sunuyor”

Toplantıya katılan QNB Finansbank Tüketici Ürünleri Birim Hukuk Müşaviri Yusuf Küçük: “Bankaların büyük yapılar olduğunu ve birden fazla regülasyona tabi olduğunu düşündüğümüzde fintech’lerin aslında yeni fırsatlar yaratabileceğini düşünüyorum. Bankalar para saklama noktasında güvenilir yapıları nedeniyle hayatımızda hep var olacak. Bununla birlikte fintechler para aktarımı, kredi kullanımı gibi yenilikçi alanlarda daha fazla çalışma alanı bulabilir. Yine bankaların ağır yapılarının, fintech işbirlikleri ile geliştirilebilir ve kullanıcılara daha hızlı çözümler sunabilir hale geleceği görülüyor zira günümüzde pek çok bankanın inovasyon noktasında gerek fintech işbirliklerini gerekse bu çerçevede Ar-Ge çalışmalarını desteklediklerini görüyoruz. Burada yeni nesil teknolojilerin yaratıcı yıkım etkisi de göz ardı edilemez. Yeni nesil teknolojiler müthiş bir dijital dönüşüme işaret ediyor. Bunu ülkemizde e-devlet uygulamasının yaygınlığından anlayabiliriz. Ülke olarak yeniliklere hızla adapte oluyoruz ve e-devlet ile yaşanan dönüşümün ilerleyen dönemlerde insanların taşınmazlarını alınıp satabileceği, ipotek verebileceği, mülk satın alması gibi destekleyici düzenlemelerle genişlemesi mümkün hale gelebilir. Özellikle pandemi sürecini iyi kullanma imkanımız olursa Estonya örneğinde gördüğümüz gibi tamamen dijital kimlikle bütün bir dönüşüm sürecini yürütebiliriz.” diyor.

 

“Yatırım Asistanı uygulamalar önemli bir potansiyel barındırıyor”

Fintech’lerin önündeki en büyük engellerden birinin rekabet olduğunu vurgulayan BTCTurk Baş Hukuk Müşaviri Ayça Aktolga Öztürk: “Bankalar çok büyük yapılar ve mali olarak çok kuvvetli kurumlar. Üstelik geliştirdikleri teknoloji ve halihazırdaki müşteri portföyleri oldukça kuvvetli ve bu da fintech’lerin rekabet alanını kısıtlıyor. Ancak bankacılığın tüm dünyadaki seyrine baktığımızda giderek küçüleceklerini söyleyebiliriz. Bu da yeni yeni alanlarda projeler geliştiren fintech’ler için önemli bir oyun sahası haline gelecek. Yurtdışında yapılan bir araştırma bir bankanın ufak bir KVKK düzenlemesini dünya çapında yürürlüğe koyması 12-15 milyon dolar arası bir maliyetle yapılıyor. Bu noktada özellikle Singapur tarafında ‘Neo Bank’ların ve ‘Challenger Bank’ların ortaya çıktığını görüyoruz. Yani büyük bankaların iştirakleri olan bu şirketler bankaların uzun zaman ve para harcayarak yaptıkları işlerin daha kısa zamanda ve daha uygun maliyetle yapılmasını sağlıyor. Bu güzel bir fintech alanı. Bu tür alanların örneklerini çoğaltabiliriz. Bu nedenle fintechlerin aslında regülasyonlarla baskılanmaması halinde çok daha farklı noktalarda başarılı işlere imza atacağını rahatlıkla söyleyebilirim. Yeni nesil teknolojiler de yine fintech’lere önemli bir kapı açıyor. Tüm dünyada yavaş yavaş görmeye başladığımız yatırım asistanlığı uygulamalarının ülkemizde de önemli bir potansiyeli olduğunu düşünüyoruz.” diyor.

 

“Veri, bankalar için en önemli kaynak haline geldi”

Türkiye’de büyük bir dijital dönüşüm yaşandığının altını çizen Yapı Kredi Bankası Hukuk Müşaviri Emre Çotuksöken ise: “Bu dönüşümü bankalar açısından değerlendirdiğimizde artık bankalar için topladıkları mevduat yani nakit yerine verilerin çok daha değerli olduğunu söyleyebiliriz. Veri, finansal kurumların en önemli kaynağı ve ilerleyen zamanlarda birçok şeyin online olarak yapılması gerektiğini düşündüğümüzde önemini giderek artıracak. Fintech’ler açısından ise PSD2 ve Açık Bankacılığa yönelik düzenlemelerin bankalar ve fintech’ler arasında bir çıkar çatışması yaratacağı söylenebilirse de bu iki yapının işbirliği içerisine girmesi daha büyük bir fırsat alanı yaratacaktır. Kağıt tabanlı ekonomi yerine dijital tabanlı yapılar kurmak kağıt üretimi için doğanın daha az zarar görmesini sağlayacaktır, işlemlerin elektronik ya da dijital ortamda gerçekleşmesini engelleyen mevzuatın tekrar gözden geçirilerek günümüz koşullarına uygun hale getirilmesi yaşadığımız dijital devrim sürecine hizmet edecektir.” şeklinde konuştu.

 

Toplantının moderatörlüğünü üstlenen FINTR Regülasyon Çalışma Grubu Başkanı Elçin Karatay ise: “FINTR olarak fintech’lerin bankacılık ve finans sektörünü şekillendirmesi için çalışmalar yürütüyoruz. Burada şirketlerin özellikle regülasyon noktasında sıkıntılar yaşadığını görüyoruz. Bugünlerde bankacılık alanında pek çok çalışmanın dijitale taşınması için yeni düzenlemeler gündemde. FINTR olarak bu tür regülasyonların yavaş yavaş fintech şirketlerini de etkileyeceğini ve yeni fintech girişimlerinin ortaya çıkmasına katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Ülkemiz açısından yüksek bir potansiyel barındıran fintech alanının sektör paydaşlarının da desteğiyle gelişeceğinden şüphemiz yok. Yeni düzenlemelerle yurtdışındaki büyük fintech kuruluşları da dahil olmak üzere ülkemizdeki fintech yatırımlarının önü açılabilir.” dedi.


Hibya Haber Ajansı