Hibya'da 'Sanatsal Sohbetler'in ilk yayını gerçekleşti

Hibya Haber Ajansı stüdyolarında  ‘Sanatsal Sohbetler'in ilk yayını gerçekleşti.  

Nilgün Serimoğlu'nun moderatörlüğünü yaptığı 'Sanatsal Sohbetler'de tiyatrocu, oyuncu, yönetmen ve yazar Tamer Levent, hibya'nın konuğu oldu.

Sohbet havasında gerçekleşen yayında, 'Sanat kavramı', 'Sanata Evet Platformu'  ve 'Tiyatro sanatçılarının dizilerde rol alması' gibi konu başlıkları ele alındı.

Oyuncu Tamer Levent, sanat kavramının toplumsal yaşam açısından son derece önemli bir kültür olduğunu söyledi.

Levent, "Bu kültüre sahip olan toplumlar kedi gelişmelerini de dizayn edebiliyorlar. Bunun farkını görüyoruz. Ama bu kültürü yaşam biçimi olmasının eksik olduğu toplumlarda birçok alanda yani sanayide, ekonomide, tıpta, fizikte, mühendislikte gelişmeler eksik kalabiliyor. Sanat bir işi özenle yapma kültürüdür. Bu kültür hayatın her alanında olmalı." dedi.

'Sadece oyuncu olup bir sanatçıyım demeyi doğru bulmuyorum.' diyen oyuncu Tamer Levent, "Siz diğer disiplinlerden etkilenmiyorsanız yaptığınız işte düşünceleriniz yaratıcılık göstermez. Taklit olur." ifadesini kullandı.

Levent, sanatın bir sentez olduğunu belirterek sanat kavramını şöyle anlattı:

"Sanat kavramını yaşamla kültür olarak buluşturmuş toplumlar sanatı süreç olarak tarif ediyor. Yani düşüncenin sürekli gelişme gösterdiği bir süreç, üründe o süreci ifade eden eserler. Sanatı böyle anlayan toplumlar, bütün kalkınma planlarında özellikle insanın gelişmesine imkan vermek için sistemler kurdu. Almanya Hitler’den ötürü yasaklı ülke haline geldi. Bir dönem Almanya’da romantik bir dönem vardı sanat patladı. Sanat bir sentez. Bunu anlayamayan toplumlarda ise sürekli birbirleriyle itişmeye ve kavga etmeye başlıyor."

Moderatör Nilgün Serimoğlu sanatçıyı gemi direğindeki gözcü olarak tanımladı. Serimoğlu'na göre gemi direğindeki gözcü, öncesini, sonrasını ve geleceğini görüyor, ama genellikle direkteki gözcüye kimse kulak vermiyor.

"Sanat uzun hayat kısa"

Sanat çizgisinde estetik felsefeyle buluşmuş tiyatronun yalan söylemeyeceğini vurgulayan oyuncu Tamer Levent, "İşte ben  Sanata Evet Platformu'nda  bunu anlatmaya çalışıyorum. Sanat çizgisinde estetik felsefeyle buluşmuş tiyatro, yalan söylemez. Ayna o dur. O aynada siz empati kurarsınız. 15. yüzyılda da Hamlet’te babasının zehirlenerek öldürülmesinden şüpheleniyor. Bunu sahnede sergiliyor. Hamlet, sahnede bunu yapan kişiden emin oluyor.  

Bilimi icat eden sanattır. Yaşamlar deneyimler sonucunda toplanan datalar kuşaklara aktarılarak bilim haline dönüştü. Sanat uzun hayat kısa diyor, bilim uzun hayat kısa demiyor Hipokrat. Doktorluğun gelişmesini sanat olarak niteliyor." şeklinde konuştu.

"Ben kendime sanatçı demek istemiyorum"

Soru-Tiyatro sanatçıları dizilerde oynamalı mı oynamamalı mı.?

Tamer Levent, "Oyuncunun dizisi, filmi, tiyatrosu olur mu.?" dedi. Levent, konuşmasında şunları kaydetti:

"Dizi oyunculuğu bugün bütün evlere girmiş durumda. Önceden şöyle bir laf vardı:  ben tiyotrayı sanat için yapıyorum dizi oyunculuğunu da para için yapıyorum. Böyle iki ruhluluk olabilir mi.? Bi tür yalan söylemektir. Oyuncunun dizisi filmi tiyatrosu olur mu.?

Bana birisi bir şey sormadığı sürece birine karışmayı kendimde yetki bulamam. Halbuki şüpheci olmak gerekir değil mi.? Ben kendime sanatçı demek istemiyorum. Siz kendinize sanatçı dediğiniz zaman sanki o süreci yaşamış bitirmiş cebinize koymuş gibi anlaşılıyor. O süreç bitmiyor ki."

Yazdığı oyun kitaplarından ve son kitabından bahseden Levent, zaman zaman oyunlar yazdığını dile getirdi.

Oyuncu Tamer Levent, kitapalrıyla ilgili şu bilgileri paylaştı:

"Ben oyunculuk meselesiyle kafamı çok yorduğum için zaman zaman oyunlar yazdım. Bu oyunlarda zamanın popüler bir çizgi romanıydı Abdülcanbaz. Sanat kafasıyla bakıyor Turan Selçuk’un yarattığı Abdül Canbaz.  Oyunlardan bir tanesi 'Ben ki Abdülcanbaz', bir tanesi 'Anla Beni' geçmişle gelecek arasını anlatan bir oyun. Yeni kitapalardan 4-5 tane basılmış oyun var.  Makaleler var onların basıldığı kitaplar var. Bir tanesi 'Dünyayı Nasıl Bir Gelecek Bekliyor?', bir tanesi 'Niçin Tiyatro?' idi. Şimdi 'Niçin Tiyatrodan Sanata Evet' diye bir kere daha basıldı. Aşağı yukarı 6-7 kitap oldu. Şimdi son kitabım var bunlar not defteri biçiminde."

"Gelişmiş insan başınıza iş açmaz"

İnsan olmanın dünyada çok önemli bir özellik olduğunu düşünen Tamer Levent, "Pablo Picasso'da bütün insanlar sanatçı doğar diyor, ressam doğar demiyor. Ama maalesef bunu devam ettirmeleri engelleniyor. Ben bunun engellenmeyeceği bir insan yaşamı olmalı diyorum. Başka bir başka bir akıl kendisinin gelişmiş olmasını başkalarının gelişmemiş olmasını  programlamak gibi bir yöntem uyguluyor olabilir. Gelişmemiş insan benim daha çok işime yarar denebiliyor. Gelişmiş insan başıma iş açabilir diyor. Ama ben tam tersini düşünüyorum. Gelişmiş insan başınıza iş açmaz. İletişim kurabilirsiniz, uzlaşma kurabilirsiniz. Şimdi bunları düşünmeye başladık, bu sanat. Sanata evet demeyelimde ne diyelim." ifadelerine yer verdi.

'Sanatsal Sohbetler' in ilk yayınının tamamı ise şöyle:


 

Hibya Haber Ajansı