Piyasalar tepki alımları ile güç topluyor

Büyüme beklentileri ve artan enflasyon tahminleri ile yönünü yukarı çeviren tahvil faizleri piyasalarda dalgalanma yaratırken bir yandan da Fed’in destekleyici para politikası vurgusunu korumasını fiyatlayan piyasalar gelen tepki alımları ile kayıplarını telafi etmeye çalışıyor. (ÜNLÜ Menkul)

Büyüme beklentileri ve artan enflasyon tahminleri ile yönünü yukarı çeviren tahvil faizleri piyasalarda dalgalanma yaratırken bir yandan da Fed’in destekleyici para politikası vurgusunu korumasını fiyatlayan piyasalar gelen tepki alımları ile kayıplarını telafi etmeye çalışıyor. Öte yandan korona virüse ilişkin süreç de yakından takip edilirken Johnson & Johnson’ın geliştirdiği tek dozluk aşının Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi’nden (FDA) onay almaya yaklaşması da tepki alımlarını destekler nitelikte.

Ancak şunu da unutmamak gerekir ki, Fed pandemi başlangıcından bu yana destekleyici para politikası mesajına bağlı kalsa da özellikle salgın riskinin hafiflemesi ve ekonomide öngörülen toparlanmanın beklentilerden güçlü olması rotanın tahmin edilenden daha önce değişmesine neden olabilir. Bu nedenle Powell’ın mesajlarıyla endişelerin kısmen yatışmış olmasına karşın önümüzdeki dönemde özellikle verilerin ortaya koyacağı tablonun piyasalar açısından çok daha fazla yön gösterici olacağını tahmin ediyoruz.

Bu noktada bugün açıklanacak olan dayanıklı mal siparişleri ve yarınki PCE endeksinin vereceği sinyallerin önemini yüksek buluyoruz. Son açıklanan perakende satışlar rakamında olduğu gibi verilerin beklentilere kıyasla çok daha güçlü bir patikaya işaret etmesi durumunda enflasyon endişeler bir kez daha ön plana çıkabilir. Yine bugün açıklanacak olan GSYH rakamının ise revizyon niteliğinde olması sebebiyle etki derecesinin limitli kalacağını tahmin ediyoruz.

BEKLENTİLERİMİZ

Borsa İstanbul’un yurtdışı piyasaları takip etmesini bekliyoruz. Gerek hızlı değer kayıplarının ardından gelinen seviyelerin tepki alımlarını tetiklemesi gerekse Fed Başkanı Powell’ın enflasyondaki yükselişin Merkez Bankası tarafından önemli bir risk olarak görülmediğine işaret eden açıklamalarının destekleyici para politikası uygulayan Fed’in duruşunun değişmediğine yönelik beklentileri güçlendirmesi piyasalara bir miktar nefes aldırdı. Bu kapsamda küresel piyasalarda etkili olan satış baskısının ardından ABD borsalarının artı bölgede kapanış yapması güne daha ılımlı bir zeminde başlanmasını sağlıyor. Küresel piyasalardaki zayıflığın etkisiyle kapanışı 1500 puanın altında yapan BIST-100 endeksinin de yurtdışındaki tepki eğilimine ayak uydurmasını bekliyoruz. Teknik açıdan bakıldığında 1500 puanın altındaki rakamlar kısa vadeli görünüm açısından risk yarattığı için bu seviyeden yukarı yönde mümkün olduğunca uzaklaşılması oldukça önemli.

EUR/USD direncini korumaya çalışıyor. Fed Başkanı’nın yarıyıl sunumunda verdiği mesajların ardından enflasyona dair endişeler kısmen azalmış olsa da faizlerin yükselişini sürdürmesi paritede yukarı yönlü denemelerin görünümü değiştirmekte şimdilik yetersiz kalmasına neden oluyor. Bu noktada 10 yıllık vadede ABD ve Almanya tahvil faizleri arasındaki farkın 170 baz puana yakın seyretmesi de EUR’nun daha güçlü bir destek bulmasını önemli ölçüde zorlaştırıyor. Dolayısıyla hafta içinde 1,2180 seviyesine kadar yükselen bir parite görmüş olsak da şimdilik büyük resimde anlamlı bir değişim gerçekleşmiş değil. Önceki bültenlerimizde de dikkat çektiğimiz gibi 1,22 seviyesini izlemeye devam ediyoruz. Bu seviye aşılmadıkça kısa vadede anlamlı bir iyileşme beklememek gerekir.

USD/TL’de yukarı yönlü baskı dikkat çekiyor. ABD tahvil faizlerindeki yukarı yönlü eğilim devam ederken bunun gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı yarattığını görüyoruz. Son dönemdeki güçlü performansı ile öne çıkan TL ise bu baskıyı en sert hisseden para birimi olarak dikkat çekiyor. 7,20 seviyesinin üzerini test eden kurun bu bölgenin üzerinde kalıcı olması durumunda teknik açıdan yukarı yönlü risklerin artabileceğini söylemek mümkün. Öyle ki, bu seviyenin üzerindeki rakamların aylık bazda +1 standart sapmanın yer aldığı 7,31 seviyesine doğru bir eğilim oluşturma riskini göz önünde bulundurmak gerekir.

Ons altında güç kaybı sürüyor. ABD tahvil faizlerinin yukarı yönlü eğilimini sürdürmesi değerli metaller üzerindeki baskının artmasına neden olurken altının ons fiyatı bir kez daha 1800 doların altını test etmeye başladı. Aşı haberlerinin de değerli metaller açısından negatif olduğunu söylemek mümkün. Bu noktada Johnson & Johnson'ın tek dozluk COVID-19 aşısının acil kullanım onayı görüşmeleri öncesinde ilgili raporu açıklayan Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) danışma kurulu aşının denemelerde güvenli ve etkili olduğunu açıkladı. Kurumun Cuma günü acil kullanım izni için toplanması bekleniyor. Teknik açıdan bakıldığında ise hafta içinde yapılan yukarı yönlü denemelere karşın görünümün değişmemiş olması dikkat çekici. Öyle ki, 1818 ve 1839 dolar seviyelerine yaklaşmakta bile oldukça zorlanan bir altın görüyoruz. Bunun sonucunda da fiyatlar üzerindeki baskının artması şaşırtıcı değil. Aşağıda ise 1760 dolar seviyesi ilk önemli destek olarak karşımıza çıkıyor. Geri çekilmelerin artması durumunda bu bölgeden tepki gelmemesi kısa vadeli görünümün daha da zayıflamasına yol açabilir.

 

Kaynak ÜNLÜ Menkul
Hibya Haber Ajansı