ÜFE-TÜFE arasındaki makas açılırken enflasyonda düşüş beklemek yanıltıcı olacaktır

Türkiye’de Nisan ayına ait açıklanan TÜFE aylık bazda % 1.68 artarken yıllık bazda da % 17.14 seviyesine yükselişmiş oldu. 

Türkiye’de Nisan ayına ait açıklanan TÜFE aylık bazda % 1.68 artarken yıllık bazda da % 17.14 seviyesine yükselişmiş oldu.  Aylık bazda en yüksek artış giyim ve ayakkabı kaleminde görülürken hemen hemen tüm kalemlerde aylık bazda artış yaşandı (haberleşme ve ev eşyası grubunda düşüş görüldü). Yıllık bazda ise en düşük artışın yaşandığı kalem alkollü içecekler ve tütün grubu olurken yıllık bazda en fazla artış ise ulaştırma kaleminde görüldü. ÜFE ise aylık bazda % 4.34 artarken yıllık bazda % 35.17’ye yükseldi.

Nisan ayındaki enflasyondaki bu yükselişte ulaştırma ve konut  kaleminin ciddi bir etkisi olduğunu izledik. Artan petrol fiyatlarının ve ulaşım ücretlerinin etkisi ile ulaştırma kaleminde baz etkisinin enflasyonu yükselttiği görülmekte. Yine konut fiyatlarındaki yükseliş enflasyonu yukarı doğru iterken giyim ve ayakkabı harcamalarının aylık bazda % 7.57 yükselmesi enflasyondaki yükselişi destekledi. Kış mevsiminden çıkıp yaz mevsimine geçtiğimiz dönemde giyim ve ayakkabı grubunda mevsimsellik etkisinin ön plana çıktığını izliyoruz. İşlenmemiş gıda fiyatlarında taze sebze ve meyve fiyatlarında yaşanan düşüş gıda enflasyonunun bir miktar düşüşüne neden olurken işlenmiş gıda fiyatlarında özellikle yağ fiyatlarındaki artış gıda enflasyonunu yukarı taşıdığını izledik. Geçen yılın aynı dönemine göre azalan gıda enflasyonu baz etkisi sebebiyle bir miktar enflasyona nefes aldırsa da dünyadan artan gıda fiyatları enflasyona katkı yapmayı sürdürecektir.

Önümüzdeki dönemde enflasyon tarafında yine gündemimizde dünya genelinde artan petrol, gıda fiyatları ön planda olmayı sürdürürken kurun birikimli etkilerinin de ön plana çıkmaya başlayacağını izleyebiliriz. Ayrıca emtia fiyatlarındaki yükseliş ve pandemi nedeniyle bazı mallarda görülen arz sıkıntıları enflasyonun küresel bazda yükseleceğini göstermekte. Bize en çok endişe veren gelişme ise TÜFE ve ÜFE arasındaki makas olmakta. Geçen ay 15.01 puan olan makas farkının bu ay 18.03’e çıkması önümüzdeki dönemde kısa vadede enflasyonun düşmeyeceğini göstermekte. Özellikle ÜFE fiyatlarındaki artışın maliyetleri üreticinin sırtına yüklendiğini bize gösterirken bu durumun sürdürülemez olduğu bir gerçektir. Kısa zaman içerisinde bu durumda üretici enflasyonunun talep enflasyonunu yukarı itmesi beklenebilir. Bu durumda kurdaki artış devam ederse veya  kurun bu seviyelerde kalması yeni zamların kapıda olduğunu bize söylemekte. ÜFE grubunda ara malı fiyatlarında aylık bazda % 6.63 seviyesinde gerçekleşmesi ilk 4 ayda ara malı fiyatlarındaki ciddi artış TCMB’nin enflasyon hesaplamasını yeniden değiştirebilir.

Artan enflasyon oranı reel faizlerde %2.41’den % 1.58’e geri çekilme meydana getirirken önümüzdeki dönemde enflasyondaki artışın devam edecek olması reel faizlerde düşüşün devam etmesine ve sermaye çıkışlarının hızlanmasına sebep olabilir. Yeni TCMB heyetinin sıkı para politikasının korunacağına yönelik mesajları ve faizin enflasyonun üzerinde tutulacağına dair açıklamalar şimdilik sert hareketlerin oluşmasını önlese de önümüzdeki toplantılarda verilecek mesajlar yakından izlenecektir.

Teknik olarak baktığımızda görüşlerimiz değişmemiştir. BİST100 endeksinin 1445 seviyesini kırmadıkça satış baskısı altında olduğunu ve Usd/Try’de 8.00 bandının altına inilmedikçe yükseliş eğiliminde olduğunu görüyoruz. ABD 10 yıllık tahvil faizlerindeki artış beklediğimiz gibi % 2.50’lara giden bir yapı oluşturursa kurlarda yeni tarihi zirve yaşama olasılığımız oldukça yüksek olacaktır.

Kaynak Acar Menkul-Onur Altın
Hibya Haber Ajansı