Üretici de ihracatçı da ülkemiz de kazansın

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı taban fiyatın fındık üreticisinin sosyal refahına katkı sağlayacağını belirten Gören, “İhracatçılar, ‘TMO piyasayı dengeleyen bir regülatör kurum mu yoksa ticari bir kuruluş mu?’ sorusunun cevabını arıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı taban fiyatın fındık üreticisinin sosyal refahına katkı sağlayacağını belirten Gören, “İhracatçılar, ‘TMO piyasayı dengeleyen bir regülatör kurum mu yoksa ticari bir kuruluş mu?’ sorusunun cevabını arıyor. Uzun vadeli, sürdürülebilir ve başarılı bir fındık politikası için Alım stratejini önceden belirleyen TMO’nun satış stratejisini de önceden açıklaması gereklidir”

Ali Haydar Gören, "Türkiye, yılda yaklaşık 5 milyon kişinin geçim kapısı olan fındıkta dünyadaki gücünü kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya. İtalya, ABD, Gürcistan, Azerbaycan gibi ülkeler dekar başına verimlilikte ülkemizi neredeyse üçe katladı. Verimliliği artırmak için konuyla ilgili tüm kesimlerin elini taşın altın koyması kaçınılmaz oldu”

İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İFMİB) yönetim Kurulu Başkanı Ali Haydar Gören, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Levant kalite fındık için 22,0 TL, Giresun kalite fındık için de 22,5 TL olarak açıkladığı destekleme alım fiyatının üreticilerin sosyal refahını sağlamak açısından gayet iyi olduğunu bildirdi. Fiyatın randımanı artırmayı da teşvik edeceğini belirten Gören, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da hasat dönemi öncesinde açıklanmasının yerinde bir karar olduğunu söyledi. 

“TMO düzenleyici bir kurum mu, yoksa ticari bir kuruluş mu?”

İhracatçıların ana gayesinin ürünün olabildiğince yüksek katma değerle, ülke yararına dış pazarlarda satmak olduğunu kaydeden İFMİB Başkanı Ali Haydar Gören, yıllardır ihracat camiasının üreticinin fiyatını düşük tutmaya çalıştığı şeklinde yanlış bir algı yaratılmaya çalışıldığını açıkladı. Üreticinin daha fazla kazanmasının ihracatçı için sorun olmadığına değinen Gören şöyle konuştu:

“Üretici daha fazla kazansın, bahçesine yatırım yapsın, verimlilik artsın. Kısacası daha fazla üretelim daha fazla satalım. Bizim amacımız bu. İhracatçının dış pazarlarda rekabette en büyük endişesi belirsizlik. Anlık değişen politikalar ihracatının fiyat oluşturmasında büyük handikap. Bu nedenle üretimden ihracata kadar fındıkta bir devlet politikasının oluşmasını arzuluyoruz. Burada Toprak Mahsulleri Ofisi’nin de (TMO) konumu büyük önem taşıyor. Cumhurbaşkanı talimatı ile Tarım Bakanlığı’na bağlı olarak fındık alımı için görevlendirilen bir kurum olan TMO, geçen sene alımlarını 31 Aralık 2019 tarihine kadar gerçekleştirdi. Daha sonra 2020 yılının Mart, Nisan ve Mayıs aylarında aldığı fındıkları kademeli fiyatlar ile sattı. Satış politikasını belirlerken bir kamu kuruluşu olan TMO, regülasyon görevini üstlenen düzenleyici bir kurum mu, yoksa ticari bir kuruluş mu sorusunun cevabı bizim için önem taşımaktadır. Bu bağlamda TMO’nun üreticiden aldığı ürünü gerek görüldüğü taktirde hangi şartlarda ve hangi fiyattan satacağının da önceden belirlenmesi gerekir. Fiyat ve şartların belirlenmesinde bizlerin bir müdahalesi söz konusu değildir. Bizim için önemli ve gerekli olan, fiyatın dünya pazarlarında rekabetçi bir fiyat olmasıdır. Uzun vadeli, sürdürülebilir ve başarılı bir fındık politikası için bu gereklidir.”

Rekolte azlığı ihracatta sıkıntı yaratır

Türkiye’nin geçtiğimiz yıl şanslı bir dönem yaşadığını kaydeden Ali Haydar Gören, “Geçen yıl Türkiye’de üretim artarken rakip ülkelerde üretim kaybı yaşandı. 800 bin ton civarındaki rekolte ve 60-70 bin tonluk önceki seneden devreden ürünü iyi değerlendirdik ve ihracat rakamlarımız rekor sevilerde arttı. Ancak bu yıl ibre tersine döndü. Tarım Bakanlığı 2020 yılı için bizim tahminlerimize de yakın olan 665 bin tonluk rekolte açıkladı. Bu miktar iç piyasa talebi ve ihracat açısından yeterli değil. Ayrıca TMO’nun stoklarında da hiç ürün kalmadı. Rakiplerimizin üretiminde ise artış bekleniyor. Tüm bunları dikkate aldığımızda, bu yıl ihracat miktarında hedefimize ulaşmakta zorlanabiliriz” diye konuştu.

7 aylık ihracat 1 milyar doları aştı

İhracat rakamlarına da değinen İFMİB Başkanı Gören, 2019 yılını 2 milyar 32 milyon dolar ile kapatan sektörün Ocak Temmuz dönemindeki ihracatının 1 milyar 99 milyon dolara ulaştığını bildirdi. Gören 2019 yılında 825 milyon dolar ihracat yapan İstanbul Fındık İhracatçıları Birliği’nin de 2020 yılının ilk 7 ayında 385 milyon dolar ile ihracata katkı sağladığını vurguladı.

Pandemi dönemi fındık ihracatını artırdı

Ali Haydar Gören pandemi döneminde en çok ihracatı yapılan ürünlerin başında fındık ve mamullerinin geldiğini bildirdi. Gören, “Yeni tip koronavirüsünün ülkemizde ilk görülmeye başladığı dönemden itibaren ülkemizin fındık ve mamulleri ihracatında olumsuz bir gelişme yaşanmamış ve en çok ihracatı yapılan kalemlerinden biri olmuştur. 2020 yılı güncel fındık ve mamulleri ihracatı verilerine göre 1 Ocak – 26 Temmuz arası dönemde değer bazında yaklaşık 1,1 milyar ABD dolar ve miktar bazında yaklaşık 158 bin ton ihracat gerçekleştirildi. Bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 25 artış sağlandı” diye konuştu.

Türkiye’nin güç kaybetmesini önlemeliyiz

Üretim ve İhracatta dünya fındık sektörünün lideri olan ülkemizin her geçen yıl Pazar payının düştüğüne dikkat çeken Ali Haydar Gören sözlerini şöyle sürdürdü:

Bir zamanlar dünya ticaretindeki payı yüzde 86’lar civarından bulunan ülkemiz bu günkü payı yüzde 65-70’ler seviyesinde. Rakip ülkelerin sayısı her geçen yıl artıyor. ABD, İtalya, Gürcistan ciddi politikalar oluşturarak üretimlerini sürekli artırıyorlar. Açık söylemek gerekirse dekar başına verimlilik oranlarında bizi geçmiş durumdalar. Bizde dekar başına ortalama verim 84 kilogram seviyesinde iken ABD’de bu aran 236 kilogram. İtalya’da dekar başına 153 kilogram verim elde edilirken, piyasaya yeni giren Gürcistan’da 180, Azerbaycan’da ise 121 kilogram seviyesinde. Bu böyle devam ettiği takdirde ülkemiz etkisini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir.”


Hibya Haber Ajansı