Yanköşe’nin altıncı edisyonu

Kahve Dünyası’nın 2017’de başlattığı Türkiye’nin ender kamusal alanda sanat projelerinden biri olan Yanköşe’nin altıncı edisyonunda Bilal Yılmaz, ‘Seri Zanaat’ adını verdiği eserinde, günümüzde kaybolmaya yüz tutan zanaat kültürüne kinetik bir yerleştirme ile dikkat çekiyor

İstanbul’un Kabataş semtinde, Meclis-i Mebusan Caddesi, 85 numarada konumlanmış olan Kahve Dünyası mağazasının hemen yanında yer alan, kâr amacı gütmeyen sanat platformu Yanköşe, bu kez sanatçı Bilal Yılmaz’ın geliştirdiği Seri Zanaat adlı eserini sergiliyor. Seri Zanaat, seri üretimin temellerinin dayandığı kasnak ve kayışlardan oluşan kinetik bir yerleştirme ile Tophane-Kabataş hattındaki üretimin Cumhuriyet tarihindeki sanayileşmeye olan etkisinden yola çıkarak endüstriyel üretim ve sosyo-ekonomik politikalar yüzünden kaybolmakta olan zanaat kültürüne dikkat çekiyor. Yerleştirmeyi oluşturan aksamlar şehirdeki zanaat atölyeleriyle yapılan iş birliğiyle üretilerek, zanaatkarlığın yaratıcı üretimdeki ekonomik ve kültürel potansiyelini görünür kılıyor.

1929 yılında, Türkiye’nin ilk seri üretim bandının kullanıldığı, Tophane Rıhtımı’ndaki Ford Motor Company tarafından kurulan otomobil fabrikasının bu bölgedeki varlığı yalnızca rıhtım bölgesinin dinamiklerini değil Türkiye’de sanayileşmeyi ve üretimde makineleşmeyi de etkiledi. Üretimde birden fazla üretim tezgahının çalışmasını sağlayan dönme kuvvetinin (tork), merkezi bir noktadan kasnak ve kayışlarla aktarılarak birden çok çalışma tezgahını harekete geçirmesi, seri üretim bandının ve endüstriyel üretimin ilk sistemlerini oluşturdu.

Bilal Yılmaz, Seri Zanaat ile İstanbul’daki eski zanaat atölyelerinde bulunan, zanaatin dönüşümüne ve seri üretime adaptasyonuna dair izler taşıyan kasnak ve kayış sistemlerini kullanarak, duvarda kinetik bir yerleştirme yaratıyor. Duvardaki form ve hareketler ile izleyicinin dikkatini çeken eser; izleyiciyi soylulaşma, kentsel dönüşüm, mübadele, sosyo-ekonomik politikalar ve endüstriyel üretimin yarattığı çok katmanlı problemler ve baskılarla yok olan, kültürel bir değere indirgenerek romantize edilen zanaat hakkında düşünmeye davet ediyor.

Hibya Haber Ajansı