Ikon Menkul’ün analizine göre, ABD 10 yıllık tahvil faizinin Ekim 2023’ten bu yana ilk kez yüzde 5’in üzerine çıkması, Hürmüz Boğazı kaynaklı petrol arz riskleri ve merkez bankalarının para politikalarına ilişkin beklentiler değerlendirildi.
Raporda, yükselen petrol fiyatlarının enflasyon endişelerini artırması ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz artırım beklentilerinin güçlenmesiyle ABD 10 yıllık Hazine tahvil faizinin yüzde 5 seviyesini aştığı belirtildi.
Uzun vadeli faizlerdeki yükselişin, özellikle teknoloji hisseleri ve faiz getirisi bulunmayan değerli metaller açısından küresel finansal koşulların sıkılaştığına işaret ettiği ifade edildi.
Ikon Menkul, Hürmüz Boğazı’ndaki kesintilerin uzaması nedeniyle küresel petrol ve yakıt piyasalarındaki tamponların önemli ölçüde azaldığına dikkat çekti.
Chevron CEO’su Mike Wirth dahil sektör yöneticilerinin küresel yakıt piyasasında kriz riskine ilişkin değerlendirmelerine yer verilen raporda, Suudi Arabistan’ın alternatif petrol boru hattına yönelik saldırıların yaklaşık günlük 2,5 milyon varillik akışı devre dışı bıraktığı belirtildi.
Dizel fiyatlarının rekor seviyelere çıkması ve stoklardaki düşüşün petrol fiyatlarında risk primini yüksek tuttuğu kaydedildi.
Bununla birlikte ABD Enerji Bakanı Chris Wright’ın, İHA saldırıları nedeniyle kapatılan Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı petrol boru hattının yakında yeniden faaliyete geçmesini beklediklerine ilişkin açıklamasına da yer verildi. Yaklaşık günlük 7 milyon varil kapasiteye sahip hattın yeniden açılmasının bölgedeki fiziki arz sıkışıklığını kısmen hafifletebileceği değerlendirildi.
Raporda, ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya ve Ukrayna’nın karşılıklı olarak enerji altyapılarını hedef almama konusunda uzlaştığını açıkladığı belirtildi. Anlaşmanın uygulanması halinde Rus rafinerileri ve Ukrayna enerji altyapısına yönelik saldırıların azalmasının küresel yakıt arzı üzerindeki baskıyı hafifletebileceği ifade edildi.
Ancak anlaşmanın başlangıç tarihi, denetim mekanizması ve kapsamına ilişkin ayrıntıların henüz açıklanmadığına dikkat çekildi.
Trump’ın İran ile askeri çatışmanın sona ermesi halinde petrol fiyatlarının hızla gerileyeceğini savunduğu ve Hürmüz Boğazı’ndan petrol akışının devam ettiğini söylediği de aktarıldı. Rapora göre bu açıklamalar kısa vadeli arz endişelerini tamamen ortadan kaldırmasa da çatışmanın sona erme ihtimalinin gündeme gelmesi petrol fiyatlarındaki yükselişi sınırlayabilecek unsurlar arasında yer aldı.
Ikon Menkul, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) para politikasına ilişkin beklentilerin de piyasalarda öne çıktığını belirtti. Goldman Sachs’ın BoJ’un bu haftaki toplantısında faiz artırmasını neredeyse kesin gördüğü, enerji maliyetleri, yapay zeka kaynaklı talep, zayıf yen ve genişleyici maliye politikası nedeniyle aralık ayında ikinci bir faiz artışı ihtimalinin de güçlendiği aktarıldı.
Daha hızlı sıkılaşmanın yen üzerinde destekleyici etkide bulunabileceği, ancak güçlü yen ve yükselen Japon tahvil faizlerinin ihracatçı şirketler ile Nikkei üzerinde baskı oluşturabileceği değerlendirildi.
İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) 17 Eylül toplantısında politika faizini yüzde 3,75 seviyesinde sabit bırakmasının beklendiği belirtilirken, enerji fiyatları ve dirençli enflasyon nedeniyle bankanın iletişiminde şahinleşme riski bulunduğu ifade edildi. Goldman Sachs’ın kasım ayında 25 baz puanlık faiz artışı beklediği, sterlin açısından kararın yanı sıra oylama dağılımı ve gelecek toplantılara ilişkin mesajların da önem taşıdığı kaydedildi.
Çin’de ağustos ayı sanayi üretiminin yıllık bazda yüzde 5,2 arttığı ve yüzde 4,8’lik beklentiyi aştığı belirtildi. Buna karşılık perakende satışların yalnızca yüzde 0,4 büyüdüğü, sabit sermaye yatırımlarının ise yılın ilk sekiz ayında yüzde 7,2 gerilediği aktarıldı.
Ikon Menkul, verilerin ihracat ve teknoloji odaklı üretimin Çin ekonomisini desteklemeye devam ettiğini, ancak tüketim, gayrimenkul ve yatırımlardaki zayıflığın büyümenin dengesiz yapısını koruduğunu gösterdiğini belirtti.
Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi’nin, Avrupa Birliği’nin korumacı ticaret politikalarının Avrupa’nın rekabetçiliğini artırmak yerine tüketici fiyatlarını yükseltebileceği ve yeşil dönüşümü yavaşlatabileceği yönündeki değerlendirmeleri de raporda yer aldı.
Pekin’in özellikle elektrikli araç, batarya, güneş paneli ve kritik hammaddelerde AB menşeli ürünlere avantaj sağlayan düzenlemelerin Çinli şirketlere karşı ayrımcı olduğu görüşünü savunduğu aktarıldı.
Ikon Menkul ayrıca 2026 yılının ikinci çeyreğinde müşterilerinin yüzde 38’inin kâr, yüzde 62’sinin ise zarar ettiğini bildirdi.
Hibya Haber Ajansı


