Giriş Yap Arşiv Künye

Allianz Trade: Savaşın sisleri dağılmıyor


Allianz Trade 2026 yılı ilk çeyreği için Ekonomik Görünüm Raporunu yayınladı. Raporda, Ortadoğu’daki savaşın şiddetlenmesinin stagflasyonist bir durgunluğa yol açabileceğine yer verilirken, Hürmüz Boğazı'nın 3 aydan daha uzun süre kapalı kalmasının ekonomik şoku artırabileceğine dikkat çekildi.

Tarih: 07 Nisan 2026 11:39:42

Vakıf Katılım

Allianz Trade 2026 yılı ilk çeyreği için Ekonomik Görünüm Raporunu yayınladı. Raporda, Ortadoğu’daki savaşın şiddetlenmesinin stagflasyonist bir durgunluğa yol açabileceğine yer verilirken, Hürmüz Boğazı'nın 3 aydan daha uzun süre kapalı kalmasının ekonomik şoku artırabileceğine dikkat çekildi. Talepteki düşüş göz önünde bulundurulduğunda petrol fiyatlarının geçici olarak varil başına 180 USD’ye, doğal gaz fiyatlarının ise 200 €/MWh’ye yükselebileceği tahminler arasında yer aldı. Bu yıl enflasyonun, 0,7 puan artışla ABD’de yüzde 3,2 ve Euro Bölgesi’nde 1,1 puan yükselmeyle yüzde 3 olması bekleniyor.

Dünyada ticari alacak sigortası lideri Allianz Trade, her çeyrekte hazırladığı Ekonomik Görünüm raporunu 2026’nın ilk çeyreği için güncelledi. İran savaşını merkeze alan raporda Allianz Trade’in uzman ekonomistleri, savaşın küresel ölçekteki olası ekonomik yansımalarını değerlendirdi.

Raporda Ortadoğu’daki savaşın yarattığı zeminle, ABD ve Avrupa için daha düşük büyüme, daha yüksek enflasyon, artan mali baskı ve merkez bankaları açısından zorlu bir görünüm beklendiği bilgisi verildi.  Küresel GSYH’nin yarım puan aşağı yönlü yenilendiğine ve 2026’da yüzde 2,6 olacağı tahminine yer verilen raporda; bu yıl enflasyonun, 0,7 puan artışla ABD’de yüzde 3,2 ve Euro Bölgesi’nde 1,1 puan yükselmeyle yüzde 3 olacağı öngörüldü.

Rapora göre; 2026’da ticaret büyümesi yarım puan aşağı yönlü güncelleme sonrasında yüzde 1,5 seviyesinde kalabilir. ABD'de büyümenin yüzde 2,1, Euro Bölgesi'nde ise yüzde 0,8 seviyesinde kalması beklenirken, bütçe açıklarının yüksek seviyelerde seyredeceği ve ABD'de GSYİH'nin yüzde 7’si, Avrupa'da ise yüzde 3’ü düzeyinde olacağı bilgisi verildi. Öte yanda, artan borç ödeme maliyetlerinin, destek tedbirleri için hareket alanını kısıtladığı da raporda vurgulandı. Petrol fiyatlarının, jeopolitik oynaklık etkisiyle 2026’nın ilk çeyreğinde rekor seviyeye ulaştıktan sonra yıl sonu itibarıyla varil başına 80 USD civarında seyretmesi öngörüsüne raporda yer verildi. Fed’in enflasyondaki sıçramayı geçici görmesi ve yalnızca 2027 başında yapılacak tek bir faiz indirimiyle beklemede kalacağı, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) ise beklentileri çıpalamak için 25 baz puanlık artış yapacağı, ardından büyüme zayıfladıkça duraklayacağı rapordaki tahminler arasında. Raporda, her iki merkez bankasının da temel senaryoda bu şoku geçici bir durum olarak değerlendirdiği, enerji alanındaki baskıların uzamasının ise daha şahin bir tepkiye yol açabileceği belirtildi.

Resesyon riskiyle karşı karşıya olan ve üçlü açık veren ekonomilere dikkat edilmeli

Raporda; Körfez ülkeleri ve Asya’nın, bu durumdan en doğrudan etkilenen bölgeler olmaya devam ederken, Çin’in 2026’da yüzde 4,6’nın üstünde büyümesinin beklendiği bilgisi verildi. Diğer yandan bazı emtia ihracatçıları çeşitlendirmeden fayda sağlarken, resesyon riskiyle karşı karşıya olan ve üçlü açık veren ekonomilere dikkat edilmesi gerektiğinin de altı çizildi. Mali, cari işlemler ve enerji açıklarının bir arada görüldüğü bu ekonomilerin; sermaye çıkışlarına, yüksek enflasyona ve resesyona karşı özellikle kırılgan konumda yer aldıklarına raporda dikkat çekildi. Körfez ülkelerinin, yüksek finansal tamponlara rağmen ticaret, turizm ve gayrimenkul alanlarında risklerle karşı karşıya olduğundan, büyüme tahminlerinin 2,1 puan aşağıya doğru revize edildiği de rapordaki bilgiler arasında. Asya için, 2025 sonunda gelen 0,2 puanlık büyüme ivmesinin ortadan kalktığı; Latin Amerika, Arjantin, Brezilya ve Meksika gibi ülkelerin ise emtia ihracatçısı konumlarından faydalanmaları nedeniyle şoktan nispeten daha az etkilendiği raporda vurgulandı.

Şirketler ve tüketiciler için mevcut kırılganlıkların üzerine geniş kapsamlı bir maliyet şoku eklendi

Yüksek enerji, metal ve gübre fiyatlarının; zayıf talep ve yaklaşık yüzde 10 seyretmesi beklenen yüksek ABD gümrük vergileri karşısında maliyet kaynaklı bir şok yarattığı da rapordaki bilgiler arasında. Enerji üreticileri ve savunma sektörü mevcut durumdan fayda sağlarken; enerji yoğun sektörlerin yanı sıra taşımacılık ve tüketim sektörlerinin, kâr marjı baskısıyla karşı karşıya kaldığı raporda belirtildi. Sıkılaşan finansal koşullar ve zayıflayan talebin, 2026 yılında küresel iflas vakalarını artırması beklentisine değinilirken, yüksek akaryakıt ve gıda fiyatları bağlamında zayıflayan tüketici güveninin, işgücü piyasaları ve satın alma gücünün, önümüzdeki dönemde karşılaşılacak başlıca zorluklar olarak öne çıktığı raporda vurgulanıyor.

Yatırımcılar stagflasyonist riskten kaçınma moduna geçti

Sermaye piyasaları ve jeopolitik stagflasyon endişesi ortamında fiyatlamayı da raporda ele alan Allianz Trade’in uzman ekonomistleri; Ortadoğu’daki çatışmaların başlamasından bu yana, yatırımcıların kararlı bir şekilde stagflasyonist riskten kaçınma moduna geçtiğini raporda belirtti. Piyasalar kısa vadeli enflasyon artışını ve bunun sonucunda merkez bankalarının şahin tutumunu fiyatlamaya başladıkça, getiri eğrilerinin yükseldiği ve aşağı yönlü bir düzleşme gösterdiğine dikkat çekildi. Kısa vadede 50-90, uzun vadede ise 40-70 baz puan artışı görüldüğü, Fed ve Avrupa Merkez Bankası için yıl sonu politika faiz tahminlerinin de sırasıyla 60 ve 90 baz puan arttığı raporda vurgulandı.

Çatışmanın şiddetlenmesi, stagflasyonist bir durgunluğa yol açabilir

Savaş nedeniyle olumsuz etkilerin artabileceğine dikkat çekilen raporda ticaret yapanların zincirleme etkiye dikkat etmesi yönünde uyarıda bulunuldu. Uzmanların bir senaryosuna göre Hürmüz Boğazı'nın 3 aydan daha uzun süre kapalı kalması, ekonomik şoku artırabilir. Talep tarafındaki ciddi düşüş düşünüldüğünde, petrol fiyatlarının geçici olarak varil başına 180 USD’ye, doğal gaz fiyatlarının ise 200 €/MWh’ye yükseleceği, yıl sonuna doğru ise sırasıyla 85 dolar ve 65 euroya gerileyeceği tahmini de raporda yer aldı. Küresel ekonominin stagflasyon dönemine girerken, Euro Bölgesi’nin yıllık yüzde 0,2 büyümeyle, teknik bir durgunluğa düşebileceğine dikkat çekildi.

Allianz Trade’in raporunda enflasyonun Euro bölgesinde yüzde 4,6’ya, ABD'de ise yüzde 4,9’a ulaşmasının, ekonomik yavaşlamaya rağmen merkez bankalarını daha agresif bir sıkılaştırma politikası izlemeye zorlayacağı da belirtildi. Avrupa Merkez Bankası’ndan (ECB) üç, Fed’den ise iki faiz artırımı beklendiği bu durumun da sermaye piyasaları yönünden, açıkça riskten kaçınma eğiliminin hakim olduğu bir ortam anlamına geldiği de dikkat çekilen konular arasında yer aldı. Raporda, tüketici güvenindeki sarsıntıların ise zorunlu borç azaltımı ve özel sektördeki gerilimleri, makroekonomik durgunluğu daha da şiddetlendirdiği belirtildi.

Link: Küresel Ekonomik Görünüm 2026-27: Savaş Sisi

Allianz Trade hakkında:

Allianz Trade, şirketlere yurt içi ve ihracat pazarlarında güvenli ticaret çözümleri sunarak karlı bir şekilde büyümelerine destek olmaktadır. 40 ülkede 5.800 çalışanıyla 289 milyondan fazla şirketi takip ederek güçlü bir bilgi ağına sahip olan Allianz Trade, müşterilerinin alacak riskini onlarla yöneterek doğru pazarlarda kredibilitesi yüksek firmalarla çalışmaları için destek vermektedir. Allianz Trade’in günlük olarak takip ettiği şirketlerin toplam büyüklüğü küresel GSYİH’in yüzde 98’sini oluşturmaktadır. Ticari bir alacağın ödenmemesine bağlı olarak ortaya çıkabilecek kayıpları tazmin eden alacak sigortasının nihai amacı şirketleri büyük ölçekli kayıplara karşı korumaktır. Kayıp gerçekleştiğinde ise uzman küresel tahsilat ağı ve yerel avukatlık büroları sayesinde alıcı hangi ülkede olursa olsun, tahsilat yetkisini devralarak hukuki ve bürokratik tüm işlemleri ilgili ülkede müşterisinin adına doğrudan yürütüp müşteri ilişkilerini koruyarak olumlu sonuçlar alınmasını sağlamaktadır. Allianz Grubu’nun bir iştiraki olan alacak sigortasında dünya lideri Allianz Trade, S&P tarafından AA kredi notuna layık görülmüştür. 2024 yılı konsolide cirosu 3,8 milyar Euro, dünya çapında firmalara sağladığı yıllık teminat tutarı ise toplam 1,4 trilyon Euro’dur. 

Daha fazla bilgi için www.allianz-trade.com/tr ve LinkedIn adreslerini ziyaret edebilirsiniz.

Allianz Grubu hakkında:

Dünyanın en güçlü sigorta ve finans topluluklarından Allianz Grubu, yaklaşık 70 ülkede 156 bini aşkın çalışanıyla 128 milyon müşterisine sigortacılık ve varlık yönetimi hizmeti veriyor. Sigorta müşterileri adına yönettiği 776 milyar avronun yanı sıra PIMCO ve Allianz Global Investors şirketlerinin yönettiği 1,9 trilyon avroyla, dünyanın en büyük varlık yönetimi şirketleri arasında yer alıyor. 2024 yıl sonu itibarıyla 179,8 milyar avro toplam iş hacmine sahip olan Allianz Grubu, 16 milyar avro faaliyet kârına ulaştı. Allianz Grubu, Türkiye’de Allianz Trade, Allianz Partners ve Allianz Türkiye şirketleri ile faaliyet gösteriyor. Bu topraklardaki faaliyetlerine 1923 yılında Şark Sigorta adı altında başlayan, Cumhuriyetle yaşıt olarak 2023 yılında 100’üncü yılını kutlamanın onurunu yaşayan Allianz Türkiye, 2008’den bu yana faaliyetlerine Allianz Grubu’nun bir parçası olarak devam ediyor. Allianz Türkiye’nin çatısı altında elementer sigortalarda Allianz Sigorta, bireysel emeklilik ve hayat sigortalarında Allianz Yaşam ve Emeklilik ile Allianz Hayat ve Emeklilik şirketleri bulunuyor. Sektöre müşteri deneyimi, çeviklik, dijitalizasyon, çalışan bağlılığı, sürdürülebilirlik ve inovasyon alanlarında öncülük eden Allianz Türkiye; 2.500 çalışanı, 13 bölge müdürlüğü, 5.200 acentesi, 1.400 banka şube kanalı ve 10.000’i aşkın anlaşmalı kurumuyla, 81 ilde 8,3 milyon müşterisine ihtiyaç duydukları her an ‘Allianz Seninle’ diyebilmek için çalışıyor. Allianz Grubu desteğiyle 2019 yılında 35 milyon liralık yatırımla hayata geçirilen Allianz Teknik, bugün itibarıyla Türkiye’de uluslararası akreditasyon standartlarına uygun ilk ve tek akredite deprem laboratuvarı olarak hizmet veriyor. Aynı zamanda ülkemizde yangına tepki testleri yapma yetkisine sahip 3 akredite kurumdan biri olan Allianz Teknik’le birlikte, Allianz’ın 2008 yılından bu yana Türkiye’ye yaptığı yatırımlar 1 milyar avroyu aşıyor. 2019 yılından bu yana Türkiye’deki yatırıma açık olmayan şirketler arasında ilk ve tek entegre raporun sahibi olan Allianz Türkiye, “Allianz ile Geleceğin Güvende” stratejisi doğrultusunda, sigortacılığın dönüştürücü gücünü toplum, gezegen ve ekonomi için harekete geçirirken, ekosisteminde kalıcı bir dönüşüm hedefliyor.

 www.allianz.com.tr

Geleceğe Dair İfadelerle İlgili Temkin Notu

Burada yer alan ifadelerin bazıları gelecekle ilgili beklentiler ve yönetimin mevcut görüş ve varsayımlarına dayalı ileriye dönük ifadeler olabilir.  Bu ifadeler bilinen ve bilinmeyen riskler içerdiğinden bu durum, gerçek sonuçların, performansın veya olayların, bu ifadelerde belirtilen veya ima edilenden farklı olmasına yol açabilir.  Bu tür sapmalar, bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla şöyle sıralanabilir: (i) genel ekonomik koşullar özellikle de Allianz Grup'un temel iş kolundaki ve ana pazarlarındaki ekonomik koşullar, (ii) finansal piyasaların performansı (özellikle piyasa oynaklığı, likidite ve kredi olayları), (iii) doğal afetler de dahil olmak üzere sigortalı hasar olaylarının sıklığı ve şiddeti ve zarar giderlerinin gelişimi, (iv) hastalık ve ölüm oranları ve trendleri, (v) kalıcılık seviyeleri, (vi) özellikle bankacılık sektöründe kredi temerrütlerinin boyutu (vii) faiz oranları, (viii) Euro-Dolar paritesi de dahil olmak üzere döviz kurları, (ix) vergi düzenlemeleri de dahil olmak üzere yasa ve düzenlemelerdeki değişiklikler, (x) ilgili birleşme konuları ve yeniden yapılanma önlemleri dahil şirket alımlarının etkileri ve (xi) genel rekabet faktörleri (her durum için yerel, bölgesel, ulusal ve/veya global bazda).Bu faktörlerin çoğunun terörist faaliyetlerin sonucunda meydana gelmesi veya kuvvetlenmesi daha muhtemeldir.

Hibya Haber Ajansı



Piramit Menkul Kıymetler A.Ş.
Sinpaş 300x300
Alsatal
Araba Hayali