Giriş Yap Arşiv Künye

Arıkan’dan emekliler ve “fon skandalı” açıklaması


Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında kamuoyunda tartışılan “fon skandalı” ve emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Tarih: 25 Eylül 2026 19:57:12

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında kamuoyunda tartışılan “fon skandalı” ve emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Türkiye’nin “vicdan, adalet ve paylaşım krizi” yaşadığını savunan Arıkan, ülkenin bir yanda servetine servet katan bir kesimin, diğer yanda temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan milyonların bulunduğu bir tabloyla karşı karşıya olduğunu söyledi.

Arıkan, Türkiye’de iki ayrı tablo bulunduğunu belirterek, “Ülkemiz, bir yanda servetine servet katan mutlu bir azınlığın, diğer yanda en temel insani ihtiyaçlarını karşılayamadığı için canından vazgeçme noktasına gelen milyonların ülkesi haline gelmiş durumda” ifadelerini kullandı.

İlk tabloyu borsa spekülasyonları, manipülasyonlar ve haksız kazanç iddiaları üzerinden tanımlayan Arıkan, “Birinci Türkiye; borsa spekülasyonlarıyla, manipülasyonlarla, hiçbir alın teri dökmeden milyarlarca liralık vurgun vuranların, rantiyecilerin ve hortumcuların Türkiye’sidir. İkinci Türkiye ise ömrünü bu ülkenin kalkınmasına adamış ancak bugün açlık sınırının altında sefalet ücretine mahkûm edilen emeklilerimizin Türkiye’sidir” dedi.

Geçmiş ekonomik krizlerde vatandaşların tepkilerini farklı şekillerde ortaya koyduğunu belirten Arıkan, geçmişte Başbakanlık önüne yazar kasa atılması olayını hatırlattı.

Arıkan, “Geçmişte bu ülkede ekonomik krizlere, adaletsizliklere karşı sesini duyurmak isteyen insanımız Başbakanlığın önüne yazar kasa atarak tepkisini gösterirdi. O yazar kasa, bir feryattı. Sisteme yönelik bir itiraz taşıyordu” diye konuştu.

Bugünkü tablonun daha ağır olduğunu savunan Arıkan, “Bugün geldiğimiz noktada ise emeklilerimiz, seslerini duyurabilmek için feryat etmekle kalmıyor; canına, hayatına kastediyor!” ifadelerini kullandı.

Arıkan, “Başkentin göbeğinde, Anayasa Mahkemesinin önünde yaşamına son verme noktasına gelen insanımızın bu trajedisi, sadece ekonomik bir başarısızlık değil; siyasi ve ahlaki bir çöküştür” dedi.

Bir ülkede çalışma hayatının ardından emekliliğin “feryat ve çaresizlik” anlamına gelmemesi gerektiğini belirten Arıkan, “Bir ülkede alın teriyle geçen bir ömrün mükâfatı feryat ve çaresizlik olamaz, olmamalıdır! Türkiye bu iki ayrı fotoğraf arasındaki çelişkiyi, bu insani ve toplumsal utancı daha fazla taşıyamaz” diye konuştu.

Türkiye’de kaynak sorunu bulunmadığını, asıl sorunun “vurgun, rant ve bölüşüm” olduğunu savunan Arıkan, ülkenin imkânlarının 85 milyon vatandaşın insanca yaşamasına yeteceğini ifade etti.

Mevcut ekonomik düzenin kaynakları vatandaşların ihtiyaçları yerine borsa vurguncularına ve imtiyazlı kesimlere aktardığını ileri süren Arıkan, şöyle konuştu:

“Milletimiz pazarda taneyle meyve-sebze almanın hesabını yaparken, emeklimiz kirasını mı, yoksa ilaç parasını mı ödeyeceğini şaşırmışken; borsada dönen manipülasyonlara sessiz kalanlar, bu organize işlere göz yumanlar, bu sazan sarmalının üstünü örtmeye çalışanlar bu vebalin doğrudan ortağıdır.”

Arıkan, konuşmasının sonunda emeklilerin ve dar gelirli vatandaşların durumunun sosyal yardım değil, hak ve adalet konusu olduğunu belirterek iktidara üç maddelik çağrıda bulundu.

İlk olarak emekli maaşlarının insan onuruna yaraşır, açlık ve yoksulluk sınırını gözeten bir seviyeye çıkarılması gerektiğini belirten Arıkan, ikinci olarak finansal piyasalarda, borsada ve kamu ihalelerinde haksız kazanç sağladığını ifade ettiği odakların üzerine gidilmesini istedi.

Arıkan, “Vurgun düzenine son verilmelidir! Finansal piyasalarda, borsada ve kamu ihalelerinde haksız kazanç sağlayan, spekülasyonla milletin cebine göz diken tüm odakların üzerine tavizsiz bir şekilde gidilmelidir” dedi.

Milletin yaşadığı mağduriyetin, “bu vurgunları yapanlardan ve buna çanak tutanlardan” tazmin edilmesi gerektiğini savunan Arıkan, üçüncü olarak ekonomi politikalarının merkezine insanın huzuru, refahı ve can güvenliğinin konulması gerektiğini ifade etti.

Arıkan, “Ekonomi politikalarının merkezine rakamlar ve grafikler değil, insanın huzuru, refahı ve can güvenliği konulmalıdır.” diye konuştu.

Hibya Haber Ajansı



Piramit Menkul Kıymetler A.Ş.
Alsatal
Araba Hayali