Kayapınar Belediyesi’nin ilgili birimlerinin katılımıyla gerçekleştirilen çalıştaya; Park ve Bahçeler Müdürlüğü, Plan ve Proje Müdürlüğü, Kültür ve Sosyal İşleri Müdürlüğü, Kadın Politikaları Müdürlüğü, Gençlik ve Spor Müdürlüğü ile Kadın Erkek Eşitlik, Hukuk, Ekoloji, Engelliler, Kadın Sorunları, Eğitim ve Kültür Komisyonları ile akademisyenler katıldı.
İki gün süren çalıştayda, kentin geleceği, katılımcı yerel yönetim anlayışı ve bu doğrultuda hizmetlerin yürütülmesi konuları ele alındı. Açıklanan sonuç bildirgesinde, saha ihtiyaçları, halkın talepleri ve mevcut olanakların birlikte değerlendirildiği, mahalle ile kurulan ilişkilerin niteliği, temsil biçimleri ve katılım olanaklarının yeniden ele alındığı belirtildi.
Bildirgede, “başka bir kamusal alan” arayışı çerçevesinde; hiyerarşiyi azaltan, katılımcılığı ve ortaklaşmayı esas alan, mahalle örgütlenmeleri ile komisyonları güçlendiren, bilgi paylaşımını ve karşılıklı öğrenmeyi önceleyen bir yerel yönetim anlayışı üzerinde ortaklaşma sağlandığı ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, çoğulcu, dayanışmacı ve katılımcı bir kamusal alan anlayışının geliştirilmesine yönelik değerlendirmelerin yapıldığı, belediye birimleri arasında koordinasyonun artırılması, karar alma süreçlerinde şeffaflık, etik ve hesap verebilirlik ilkelerinin öne çıktığı kaydedildi.
Kamusal alanın yalnızca fiziksel düzenlemelerle sınırlı olmadığı, toplumsal ilişkilerin yeniden ele alınmasını da içerdiği vurgulanan bildirgede; kültür, dil ve kimliklerin korunması, anadili temelli çok dilliliğin desteklenmesi, kadınlar, çocuklar, yaşlılar, engelliler ve tüm toplumsal kesimlerin kamusal yaşama katılımının artırılması ile ekolojik yaşam pratiklerinin güçlendirilmesine yönelik hedefler yer aldı. Bu kapsamda Park 75 ve 500 Evler sahalarında değerlendirmeler yapıldığı, deprem ve rezerv alan gibi risklerin de ele alındığı ifade edildi.
Sonuç bildirgesinde, çalıştayda ortaya çıkan tartışma ve önerilerin kısa süre içerisinde somut politika ve uygulamalara dönüştürülmesinin planlandığı belirtildi. Kayapınar Belediyesi’nin bu süreci yalnızca yerel yönetim pratiği olarak değil, toplumsal dönüşüm süreci olarak ele aldığı ve demokratik, ekolojist ve katılımcı bir kent anlayışı doğrultusunda çalışmalarını sürdüreceği kaydedildi.




